Yıllar geçecek gidişinin üzerinden
belki bir gün karşılaşacağız birlikte elele yürüdüğümüz herhangi bir yolda,
sen bakacaksın yine gözlerinin bütün siyahlığıyla
ben kaçıracağım gözlerimi usulca yeniden kaybolmamak için o siyahlıkta ve sen bilmeyeceksin ..
…Ellerine bakacağım sonra sen cebine atacaksın
sırf parmağndaki halkayı görmemem için,
çoktan görmüş olacağım, sen bilmeyeceksin ..
Küfürler edeceğim yine yokluğuna, varlığına başkasıyla oluşuna sen bilmeyeceksin ..
Ve evleneceksin bir gün
ben mutluluğunuzu izleyeceğim biraz uzağınızda,
sen bilmeyeceksin ..
Başka bir bedene ait olacaksın
onun teniyle uyanacaksın sabahlara,
benimse resimlerimiz avuçlarımda olacak hala
sen bilmeyeceksin ..
Pazarları birlikte hazırlayacaksınız kahvaltınızı
ben hep tek başıma yudumlayacağım çayımı,
sen bilmeyeceksin ..
Doğmamış bebeğimizin adını koyduğunu öğreneceğim çoçuğunuza, sen bilmeyeceksin ..
Yıllar geçecek yine bütün hızıyla, torunların olacak hatta
ellerinden tutup parka götüreceksin,
bana ilk “Seni Seviyorum” dediğin o parka
ve ben orada olacağım ama sen tanıyamayacaksın ..
Yaşlanmış olacağım, yaşlanmış olacaksın
bir zamanlar okşadığın saçlarım beyazlamış,
simsiyah gözlerinin altları kırışmış
hiç ayrılmayacakmış gibi tutuşan ellerimiz buruşmuş olacak ..
Bir tek gözlerin değişmeyecek o günde tüm siyahlığıyla düşürecek korunu yüreğime,
sen bilmeyeceksin ..
Ve gözlerimi kapayacağım bir gün
sen yine bilmeyeceksin,
sana ait olarak ve seni severek ölmüş olacağım ..
Dedim ya;
- Sen hiç bilmeyeceksin ..!

Dünyadaki bütün zenginler servetlerini aralarında bölüşmeye kalksalar, hepsine yetecek kadar para çıkmaz.